Kayıtlar

dışkapı postası etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Continue descent...

Resim
11 Ağustos Salı günü sıcak bir yaz günü Eskişehir'de bilgisayarı tam anlamıyla temizledikten sonra basmıştım "duraklat" butonuna ve satmıştım bilgisayarımı. Arada amca oldum, EsEs ligde 3. sıraya kadar yükseldi, Ramazan ayı geldi, İzmir'den Malatya'ya diyardan diyara gezdim. Hiçbirini kişisel tarihime not düşemedim, şüphesiz eksiklik olarak kalacak. Sonunda herşeyden habersiz annem olaya el koyunca leptapım toşibikime kavuştum ve neyse ki not defterimde Dışkapı Postası'nın .18. sayısını çıkaracak kadar not var. Öncelikle yeni doğmuş Yağız Ege bebek gibi tertemiz bilgisayarıma gerekli program ve ıvır zıvır takviyesini yapmalıyım. Sonrası için bekleyin.

Dışkapı Postası#15(Konya Baskısı)

Resim
Başlıkta Konya Baskısı yazdığına bakmayın. Kürkçü dükkanı Ankara'mısa geleli 5 gün oldu ama ben Konya izlenimlerimi de ekleyeceğim bu baskı için epey bir süredir bekliyorum. Perde! -Konya yolculuğu geçen seneki Yükselme Maçları dönüşü kullandığım Konset ile başladı. Güzel hatıralara ortak olan markalar veya yerler insanın belleğinde iyi bir hatıra bırakır. Cebeci İnönü'nün oradan geçerken banliyö treniyle Mayıs 2006'ya dönerim. Şuradaki yazının sonunda geçen final maçına. Ne gündü lan! -Konya'nın tramvayları harbiden komik. Troleybüsü filmlerde görmüşlüğüm var ona benzettim biraz. Körüğün ortasında geçilen yerde ahşap döşemeleriyle çok eskiye götürdü beni. -Ocakta altında su olmadan kaynayan ve yanma safhasına geçen çaydanlığın kokusunu özlemişim. Bana lisede öğleden sonra eve gelip de çaydanlığı ocakta unutup yaktığım ve annemden çok pis azar işittiğim günleri hatırlattığı için Earl ve Randy'ye teşekkür etmeyi bir borç bilirim. -Saba Tümer'in seslendirdiği Meg...

Dışkapı Postası#14

Resim
Dünkü hüsranla biten Gökçekistan macerasından sonra döndüğüm Eskişehir'den yazıyorum bu seferki Dışkapı Postası'nı. Bir elimde de kahvem. *Benim görebildiğim kadarıyla pazar günleri ortaya çıkan gobitçi amcalar ve yazlık gölgelik şemsiyeleri. Gobitin içindeki çürük ve hatta morarmış yumurta da sokak lezzetlerinin namlılarındandır Ankara için. Ben hiç yemedim orası ayrı. *Yerel seçim bitti ama yolda izde boy gösteren "Teşekkür" ilanlarından da görüleceği üzere iktidar partisinin adayları belirli bir kritere uyuyor gibi. 100 metreden tanıyabiliyorsunuz zat-ı muhteremleri. Hele bir de Keçiören'de soyadı bile Ak olan bir amca var ki evlere şenlik *Havaalanında çalışmanın faydaları saymakla bitmez, Çubuğuuzun diye soyad gördüm. *YHT'nin benim cüzi bütçeme göre aşırı fiyatları ve öğrenci olmamamın birleşmesi sonucu istemeye istemeye Eskişehir-Ankara arasını otobüslerle karayolundan gidip geliyorum. İyi yanı ise Sakarya Kışlası'nı geçtikten sonra uzaklarda bir ka...

Dışkapı Postası#13

Resim
2009 seçiminin ekrandaki galibi Ntv'de Mirgün Cabas dev i-phone ile oynayadursun ben seçime el ayak sürmeden defterimde bekleşen notlarımı yazayım. Dışkapı'da hayat serisinin 13. serisi geliyor! *Karaman Akdeniz Bölgesi'ne dahilmiş. Mirgüncüm İç Anadolu'da ararken bulamadı bizler de bu vesileyle öğrenmiş olduk. *Maganda kelimesinin nereden türediği aklınıza gelmiş miydi hiç? Ben de düşünmemiştim. Ta ki Cuma günü R.T.E'nin karşısına geçip sorular soran Banu Güven 7 Mart'taki köşesinde yazana kadar. Gırgır'dan Nuri Kurtcebe'nin Sivas'ta askerlik yaptığı sırada halkın Miki'ye Mıkı demesinden türemiş bu kelime. * Beyaz Takkeli Bina olarak andığım Kore Şehitleri Anıtı etrafında demlenen Beşiktaşlıları görmüştüm Kayseri'ye giderken. Hayat cidden çok garip! *Büyük şehirlerin geceleri uyuyan büyük istasyonları. İstanbul'da Haydarpaşa ve Sirkeci, Ankara Garı bunlara örnek. *Ankara Garı'nda Büvet yazan bir büfe var hala! * Şu adreste ikamet ed...

Dışkapı Postası#12

Resim
En son Dışkapı Notları'nı 11. baskısıyla Kasım ayında yazmışım. Serkan Yılmaz'ın Penguen'de zevkle takip ettiğim köşesi Dudullu Postası'ndan aparma yeni ismiyle bundan sonra Dışkapı Postası olarak daha sık olması temennimizle. *Tunceli'de suyu olmayan mezraya çamaşır makinesi dağıtılmış ya en sosyalinden bundan gayrı Aziz Nesin'e gönderme yapmak yasaklansın. Bitmiyor ki memlekette Aziz Nesin hikayesi türünden haber. *Yaklaşık 5 senedir Ankara'da yaşamama rağmen hiç boza içememiştim, ya da daha doğru deyişle boza içilecek yer nerededir bilmiyordum. Eskişehir'de Karakedi Bozacısı gibi bir mekanı her çarşıya çıkışımda ziyaret ettiğim için bozanın yeri müstesnadır. Dün Selanik Caddesi'ndeki Akman'ı biraz gecikmeli de olsa keşfettim. Bundan sonra Kızılay'daki uğrak yerimdir. *Boza'nın üzerinde leblebi? Tarçın iyiydi sanki :/ *23 yıl sonra tekrar sahnelenen Hüzzam için Akün'deydim dün akşam. İlk sahnelenmeye başladığında 12 sene boyunca ta...

Dışkapı Postası#11

Resim
*Oleytoooooo. Aceto'nun blogroll'unda yer alıyorum artık. Kendisi blog aleminde daha çok futbol aleminin piri olsa da bolgrollunda bize de komşi olarak yer açması güzel. *Bugün burda cumartesi, ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını vesaireni özledim! Feridun abiden hepimize geldi. *Bir zamanlar Radikal Spor'da yazmış Feridun Düzağaç. Severek takip ediyordum ki FB taraftarı ile kapışır gibi oldu ve ayrıldı bu diyardan. Bizim için "EsEs, Zonguldak ve Adana Demirspor geldi mi, işte o lig benim ligimdir" diyordu. Yarınki karşılaşmada gol atarsak sevinir mi acep? *Dışarıdaki fırtınalı, yağmurlu havaya inat alın size sıcak bir Mayıs pazar öğle sonrasından İnönü Stadı manzarası. Gürkan'la Avcılar'da daha fazla duramayıp kendimizi Beşiktaş sahiline atmış Boğaz'a nazır demlenmiştik maçtan önce. İşte bu yüzden, geçen sene bize şampiyonluğun bahşolduğu yer olması hasebiyle İnönü Stadı' nın yeri her zaman için ayrıdır. Rıza Beşiktaş'ı iyi bilir, Youla da...

Dışkapı Postası#10

Resim
Ucunda uzak diyarlara gitmeye hazır uçakların olduğu koridorların olduğu diyarlardan geldim, Sıcak çikolatamı iştim de bir iki kelam olsun notum düşmeye geldim. *Evet yukardaki resimdeki koridorun sonunda gördüğünüz bir uçak. Ama gitmeye hazırlandığı diyar olsa olsa en batıda İzmir, en doğuda Van. Aradaki saat farkı 19 meridyen tam 76 dakika. Orası iç hatlar terminali. Fazla uzağa gidemezler. *Bu 100. kayıt takıntısı beni germeye başladı. Yaklaştıkça uzaklaşıyor gibiyim. 100 tane yazı yazdıktan sonra bu günlüğü hepten kapatabilir veya bilinmedik başka bir adrese taşınabilirim. *Yarın Ankara'daki Ace'yle sözde büyüklerin futbol maçları yerine sıcak olmasının hayalini kurduğum bir salonda oynanacak basket maçına gitmeyi planlıyorum. Adetim olduğu üzre resmini çekmedim ama biletim bile hazır. 15.00'te Ulus'ta parke zeminle meşin yuvarlağın buluştuğu yerdeyim, Beşiktaş'ın hatlarını ve internetini kesmeye gidiyoruz! *Ankaralı sayılırım, Türk Telekom sen çok yaşa! *İki gü...

Dışkapı Postası#9

Resim
*Aslında dün yazmaya niyetim vardı bu yazıyı ama Issız Adam'ın ve daha çok da şarkıların etkisinden kurtulamadım. Biraz da her zamanki tembelliğime geldi. Filmle ilgili herkes bir çok şeyi söylemiş. Ben de eleştiri yapabilecek kadar yetkin bir sinema izleyicisi değilim zaten. Yalnız benim izlediğim Metropol'de arayı galiba çok geç verdiler. İkinci kısım çok kısa oldu ve seyirci üzerinde gereken etkiyi bırakmadı ya da ben sözlük falan karıştırırken beklentimi çok yüksek tuttum. Yoksa Müzeyyen Hanım'ın restorandaki sakarlığı ve sonrasında gelişen sessizlik derinden yaraladı beni. Velhasılı kelam hepimizin içinde bir tutam Alper, biraz Ada var. Hepimizin annesi Müzeyyen Hanım. Tiyatroda sahnede, sinemada beyazperdede kendisini ve hayatını görünce bir başka dünyaya sürükleniyor insan. *Artık neredeyse günlük yazma sıklığına eriştim ve bu hızla Noel!den önce 100. yazımı yayımlamış olurum sanırsam. Ondan sonrası tufan! *Sizin hiç tepesi silgili sarı kurşun kaleminiz oldu mu? Beni...

Dışkapı Postası#8

Resim
*Yukardaki resimde CAPAV olarak gördüğünüz yer Kabil uçağında kalan 3 boş yeri gösteriyor. Gitmek isteyen? *Aralara derelere serpiştirilen notlardan, sözlüklerden "Issız Adam" hakkında çok şey okudum. Yarın gidip ilk seansta izleyeceğim sanırım. Sizce bu filmi izledikten sonra yaşamım eskisi gibi olacak mı? Ben de biraz ıssız mıyım ki? *Yine izlediğim alakasız maçların devre arasında çalınan şarkılardan dilime pelesenk oldu birşeyler. Zeynep Casalini'den geliyor; " ...ziyaretçim olma, refakatçim ol " *Bugün girdiğim ALES'ten sonra anladım ki sayısal yeteneğim %85 körelmiş. Kalan %15 ile dolmuş otobüs parası hesaplama, temel toplama çıkarma işlemlerini yapıyorum. Yuvarlanıp gidiyoruz çok şükür! ***spoiler*** * ... üşüyüp de girme koluma, sevgilim ol! ***spoiler*** *Dün arkadaşlarla Devlet Tiyatroları'nın Eşik adlı oyununu izledik. Herşeyden önce 7 yaşında o oyuna gelen ve ailesiyle tiyatro izleyen çocuklara imrendim. Babamla futbol maçı, annemle Yaprak D...

Dışkapı Postası#7

Resim
*ING Bank İbraam Nöri Gardeşler dedi ya geçen gaz sırasında beklerken bankanın kendi çalışanlarından biri. Herhangi başka bir düşüncem yoktur bu banka hakkında! *Bugün bak postacı geliyor selam veriyorun getiremediği Ales giriş belgesini almak için Bilkent yollarını aşındırdım. Sırada arkadaki amcanın işbilir tonda söylentisi takdire şayan "Madem PTT başarıp getiremeyecek, versinler internete çıktısını alıp da girsin çocuklar" Kiminin parası kiminin duası derler ya benimki de o hesap. Evden çıkma fırsatı olması ve benim gezmeme vesile oldu diye hayırlı olan birşey başkasını sinirlendirebiliyor. Orhan Veli gibiyim. "Bir ben miyim ehli keyf içinizde? Belki ben de bir blog yazarım sizlere dair Sayfam bir iki hit alır Cebim dolar Google Adsensedan" *Şu manzarayı görünce aklıma Teletubbies geldi aklıma. Batarken güneş Beytepe sırtlarında Düşüyordu ziggy Ankara'nın karlı yollarına *"Üzgün Kediler Gazeli" diye bir şiir kitabı var hemşehrim Haydar Erülgen a...

Dışkapı Postası#6

Resim
Daha 100. yazıma çok var mı! *Nerden esti bilmiyorum ama bu yazıya da İstanbul'daki Eskişehirspor macerasından bir fotoğrafla giriş yapayım. Öncesinde de foto hakkında birkaç bilgi vereyim. Sabah 10da Ankara'dan Başkent Ekspresi ile yola çıkmışız. Akşamki Diyarbarkırspor maçı öncesi "Acaba İstanbul'da pazarı görür müyüz?" endişesi ve umut var. Kadıköy'den Karaköy vapuruna biniyoruz. Vapurun açık kısmındaki o sert rüzgarı hiç sevmemişimdir ama sigara içen Gürkan'ın hatrına dışardayız. Balkon mu desem? İşte bu şartlar altında üstümüzde forma maça giderken Sunay Akın'ın deyimiyle Şiir Hatları Vapurlarından birisinde çekilmiş hatırası büyük ve kadim olan bir fotodur bu. Hasret ve hürmetle yad ediyoruz o günleri. *Pazar ALES var ve benim de yıllar sonra içerisinde "sayısal" bölüm olan gireceğim ilk sınav. Hiç hazırlıklı değilim. Tutturmuşum bir türkü "ALES de Aralık'ta. Çalışmak lazım!" diye. Bugün Kıprıs'a giden sınav evrakların...

Dışkapı Postası#5

Resim
Buyrun Dışkapı'nın anahtar deliğinden görünen hayatın 15.4" renkliliğine! Önce bir çay alayım izninizle :) -En güzel şekerlik küp şeker kutusunun kendisi! Doğal bir kere. -Türk Telekom'a komşuyuz, 4096bit net kullanıp ayda 89yetele yatırıyoruz. Odanın camını açsam bahçelerine tükürebilirim ama internet bu akşam bir başka sorunlu! -Her eve çıktığım kader yoldaşımı asker ocağına gönderiyorum. TSK ile gizli bir anlaşmam varmış gibi. Tabi bu seferki şartları biraz daha zorlayıcı. Kasım başı itibarıyla part-time oldum ve yarı işsiz durumdayım. Bu şartların beni sonuçta Ankara'dan mahrum bırakıp Eskişehir'e dönmeye zorlaması seçeneği geldikçe aklıma bir kötü oluyorum sormayın. Gün gelir de Ankara'dan ayrılmak zorunda kalırsam bu benim için gerçekten zor olacak ve sanırsam dönüşlerimin hep Ankara'ya olması için çabalayacağım. Aslına bakarsam ne bir kadın var beni Ankara'ya bağlayan ne de öyle dolu dolu sosyal bir yaşam. Yine de bir kasım akşamsüstü Kızılay...

Dışkapı Postası#4

Resim
Saat üç olmuş/soğuktan deniz donmuş/balıklar kıyılara vurmuş. (bkz.yazdığı saati bile şarkılarla hatırlayıp telefonuyla belgeleyen şair mizaçlı blogger'ın ruh hali) Her ne kadar Kavaklıdere ve Efes'in ortaklaşa sunmuş olduğu kablosuz internet imkanları dahilinde Esenboğa'dan yazıyor olsam da hayata bağlandığımız mekan olan Dışkapı'dan gözlemlerimle tekrar birlikteyim. Giderek bir futbol bloga döndüğünü farkettikten ve bundan epeyce rahatsız olduktan sonra artık kendi öz amacım olan kişisel tarihime not düşmeye devam etmeliyim. Yazmamamın birçok sebebi var aslında. Tek bir sebep de denebilir. Uzun uzadıya, aklıma gelince yazdığım bir cümleyi sömürerek yazdığım yazılara yardımcı olan Homer Simpson'lu not defterimi kullanmaz oldum. Belki de yine o gün almış olduğum Parker kalemle ilham perileri için ortak bir çekim noktası oluşturmuşlardı. Olmayan ilhamın ortaya çıkmasına vesile olmuşlardı belki de. Şimdi yine çalaklavye girişiyorum. *Gündüzleri çağıldayan bir ırmak gi...

Dışkapı Postası#3

Resim
Yeni geline oyna demişler; "Yerim dar" demiş. Yer açmışlar, "Yenim dar" demiş. İlk duyduğumda anlamamıştım. Yen giysi kolu demekmiş. Oynamak istemedikten sonra size bahane çok. O hesap eskiden yazacak materyalim yok yazmam diyordum. Şimdi not defterim dahil herşeyimle bir "kayıt" yapmaya hazırım. Blogger'ın Türkçe menülerinde bir düzenlemeye gidildiği kesin. Ama "Kumanda Paneli" deyince akla uzay mekiği gelmiyor değil hani. Dışkapı Notları'na Eskişehir resmiyle giriş yapmak biraz abes oldu ama daha Eskişehir'den geleli fazla olmadı o yüzden hala Kalabak suyunun etkisindeyim. Eskişehir'den aklımda kalan birkaç tane daha konu var, onlarla ilgili de yazacağım sonra yine bir bahtı kara tüm mevcudiyetimizle Ankara'ya teslim olacağız elbet. -Eskişehir'den devam edersek yine geçen hafta pazar akşamı tribündeyken saat 20.45 gibi inişe geçen Türk Hava Yolları'nın İstanbul-Eskişehir seferini yapan uçağını görmüştüm. Görece küçük...

Dışkapı Postası#2

Resim
Çok uzun bir aradan sonra tekrar el atabildiğim hayata dahil olduğumuz bu dış kapı'nın mandalından notlar. Hiç aklımda bişey olmadan kendi deyimimle "çalakalem" giriştim, umarım devamına erebilirim. -Dün gece Stuttgart'tan teknik arıza yüzünden gelemeyen bir uçağın yolcularıyla uğraşıp onları otele götürmek zorunda kaldığımız için çok yorucuydu. Aslında şaka mahiyetinde uçağınızın 24saat gecikmesi var deyip de birer uyku tulumu ve battaniye verseydik de yüz ifadelerini görseydik fena olmazdı! -Arkadaşların anlattığına göre son kalan iki kadın yolcu birbirini tanımıyormuş ve biz aynı odada kalamayız demişler. Erkek olsan bir şekilde askerde, yurtta 300 kişiyle aynı odada veya koğuşta kalmışlığın var, alışıksın. Oturmuş lobide birbirlerinin yüzlerine bakmışlar, sora aynı odada kalmışlar. Akıbetleriyle ilgili bir bilgim yok. -Yine bu uçak gelmemesi ve yer olmaması olaylarına gelirsek bir iki not daha düşebiliriz. Uluslararası haklar gereği havayolu şirketleri yolcuların ...

Etme Acem'le muhabbet küstürürsün, silme cam kırığıyla...

Resim
Dışkapı Notları'nda sözünü vermiştim. Yanda resmini gördüğünüz şahıs bırakın Esenboğa'ya inmeyi, Ankara hava sahasını bile kullanamadı. Ayrıca Sultanahmet'te bu zat-ı muhtereme sevgi gösterisinde bulunan yurdum insanına sesleniyorum: İran kışın götü sıkışıp doğalgazı kesince görürüm ben sizi!!! Etme Acem'le muhabbet küstürürsün, silme cam kırığıyla...

Dışkapı Postası #1

hayata dışkapı'dan ve doğal olarak dışkapı'nın mandalından dahil olarak izlenimler; -öncelikle dışkapı dedik ordan başlayalım. semt olarak esenboğa'nın 03l-r pistlerinin yaklaşma güzergahı üzerinde bulunuyoruz. gece gece salak salak bişilerle uğraşırken birden yaklaşmakta olan bir uçağın seslerini duyuyorum, eğer aşina olduğum bir saatse ister istemez bu x'ten veya y'den gelen uçaktır diyorum. x,y ve z iniş sıralaryıla dortmund, stuttgart ve köln oluyor. :D -az önce haberlerde yanan ormanları, ölen bebekleri seyrettim de kültür sepeti'ne yazdığım yorumu aynen yayınlıyorum. *yeni doğmuş bebeklerini yaşatamayan; *ciğerlerini yakıp kavuran ve buna sadece seyirci kalan *kurucusunun hatırasına saygı göstermeyip "iş ziyareti" kisvesi altında yobazın önde gidenini sadece istanbul'da ağırlayıp anıtkabir'den ve ankara'dan kaçıran; bir milletin hayat damarlarından biri tıpkı sanatsız kalmışçasına kopmuştur. cümleten geçmiş olsun! -alpay erdem gibi ol...

özgür bloglara saldırı... laptoplarımızı kırdılar.

hepimiz kıyısından köşesinden günlük gazetelerin internet sayfalarına uğramışızdır. baldırlı, bacaklı "bikinili fotoğrafları için tıklayınız" gazeteceliği hakkında çok da yazılıp çizildi ve bunun bir etik ve pazarlama arasında kıyasıya süren bir savaş olduğunu belirtildi. itiraf ediyorum günlük okuduğum gazete haricinde de yazarlarını(can dündar, mehmet demirkol, uğur meleke vesaire) takip ettiğim milliyet görebildiğim kadarıyla bu işin başını çekmekteydi ve ben de bu kervana katılmıştım. ta ki ne güne kadar. glory trilogy! olarak ( bedeli dersaadet'te daha sonra bir gönderide açıklanacaktır) istanbul'da bulunduğumuz o mayıs günü taksim'de o binaya giydirilmiş milliyet internet sayfası sayacını görene kadar. 13 milyon küsürlü rakam külliyen yalan! tıpkı zaman'ın ve posta'nın gazete olarak kendi değerleri için satılmadığı ve öncekinin hocaefendi'den mektuplar olarak dağıtıldığı ve sonrakinin de resimli haber kaynağı olarak daha çok tercih edilmesi neden...